Türkiye Cumhuriyeti

Tokyo Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

27/07/2016 Tarihli Ve 668 Sayili Olağanüstü Hal Kapsaminda Alinan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname İle İlgili Bilgi Notu , 02.08.2016

Amaç:

Kanun Hükmünde Kararname olağanüstü hal kapsamında darbe teşebbüsü ve terörle mücadele alanında alınması gereken tedbirlere ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bazı kurum ve kuruluşların yeniden düzenlenmesi amacıyla çıkartılmıştır.

Soruşturma ve Yargılama İşlemlerine İlişkin Alınan Tedbirler

Olağanüstü hal süresiyle sınırlı olmak kaydıyla, olağanüstü hal kapsamında Devletin güvenliğine, Anayasal düzene, milli savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlar ile terör suçları ve toplu işlenen suçlar nedeniyle gözaltında bulunan ve tutuklanan şüpheli sayısının fazlalığı, soruşturmanın çok yönlü ve ülke çapında yürütülmesi ve milli güvenliğe yönelik tehditlerin en aza indirgenmesi bakımından aşağıdaki tedbirler alınmıştır:




 - Cumhuriyet savcısı tarafından doğrudan yakalama emri verilebilecektir. Çıkartılan yakalama emirleri üzerine yakalan kişiler için azami 30 günlük gözaltı süresi öngörülmüştür. Yakalananların işlemleri tamamlanır tamamlanmaz yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkartılacaktır. Dolayısıyla 30 günlük süre fiili durum nedeniyle soruşturmaların aksamaması amacıyla öngörülmüştür.

- Soruşturmaların sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içi veya yurt dışında saklanan kişiler, ayrım yapılmaksızın kanun hükmüyle soruşturma evresinde kaçak sayılmıştır. Böylece soruşturma işlemlerinin etkili bir şekilde yürütülmesi ve aksamaların engellenmesi amaçlanmıştır.

- Tutuklama kararlarına itirazın azami on gün, tahliye taleplerinin ise azami 30 günlük süreler zarfında değerlendirilmesi zorunluluğu getirilmiş ve bu şekilde mağduriyetlerin önlenmesi amaçlanmıştır. Zaten, olağan dönemlerde de tutukluluk incelemesi 30 gün içerisinde yapılmak zorundaydı.

- Olağan dönemlerde olduğu gibi Cumhuriyet savcısı ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yazılı arama emri verebilmektedir.  

Cumhuriyet savcısının kararı ile elkoyma işlemi yapılmış ise en geç 5 günlük süre zarfında elkoyma işleminin hâkim onayına sunulması zorunlu tutulmuştur.  

- Askeri mahallerde hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının emriyle Cumhuriyet savcısının katılım aranmaksızın ve asker kişiler haricindeki sivil kolluk makamları tarafından arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmesi olanağı getirilmiştir.

- Elkonulan belgeleri inceleme yetkisi genişletilmiş ve kolluk makamlarınca da inceleme yapılabileceği belirtilmiştir. 

- Şüpheli veya sanığın milli güvenlik açısından tehdit oluşturabilecek haberleşmesi ile terör faaliyetlerini engellemek amacıyla ve bu amaçla sınırlı olarak yakınları ile yaptıkları görüşmelere ilişkin belgelere el konulabilecektir.

- Terör örgütlerinin finansmanında kullanıldığı veya terör suçu kapsamında elde edildiği hususunda kuvvetli şüphe bulunan durumlarda BDDK, SPK, MASAK vb. kurumlardan rapor beklenmeksizin el koyma işlemi gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı, diğer hallerde hâkim veya mahkeme tarafından gerçekleştirilebilecektir. Zira el koyma işleminde CMK usulünde belirtildiği üzere üç kişilik ağır ceza mahkeme heyetinin kararının veya teknik raporun beklenilmesi durumunda bu taşınmaz ve diğer hakların ulaşılamaması durumu ortaya çıkabilmektedir.

- Avukat kişilerin bürolarında yapılacak aramalarda Cumhuriyet savcısının katılımına gerek görülmemiştir. Bu yerlerde hâkim kararı yanında gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da arama yapılabilmesine olanak sağlanmıştır.

- Bilgisayar ve kütüklerinde arama ve iletişimin tespiti, teknik araçlarla izleme, gizli soruşturmacı görevlendirme gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı kararıyla yapılabilecek ancak bu karar 5 gün içerisinde görevli hâkim onayına sunulmak zorundadır. Karar onaya sunulmadığı ya da hâkim tarafından karar onaylanmadığı durumda tedbir kendiliğinden kalkacak ve elde edilen deliller hükme esas teşkil edemeyecektir.

- Milli güvenlik ve soruşturmaların selameti bakımından Cumhuriyet Savcısı tarafından müdafiin soruşturma dosyasını inceleme veya şüpheli ile görüşme yetkisi kısıtlanabilmektedir. Ancak, bu süre zarfında ifade alınması yasaklanarak savunma hakkı korunmuştur.

- Son olarak delillerin teyiti bakımından zorunlu görülen hâllerde, tutuklu veya hükümlüler ancak hâkim kararı ile geçici sürelerle ceza infaz kurumundan alınabilecektir.

 

Diğer Tedbirler:

Kararname ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olan silahlı kuvvetler mensubu asker kişiler Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkartılmıştır.  


Aynı şekilde basın kuruluşu görünümünde olup FETÖ’nün birer propaganda aracı olan ve sinsi terörist faaliyetlerinin yürütüldüğü tespit edilen bazı radyo ve televizyon kuruluşları, gazete, dergi ve yayınevleri ile dağıtım kanalları kapatılmış, malvarlığı değerleri hazineye devredilmiştir.

Askeri mahkemelerin kuruluş ve kaldırılması yetkisi Milli Savunma Bakanlığına verilmiştir.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişleri Bakanlığına bağlanmış ve böylelikle tamamen sivil otoritenin kontrolüne verilmiştir.

Alt rütbedeki askeri personelin terfilerinde, görevden atılan üst rütbelerin yerini doldurabilmek amacı ile bir kısım kolaylıklar getirilmiştir.

Değerlendirme ve Sonuç:

Yukarıda kısaca açıklanan tedbirlerden açıkça görülmektedir ki, olağanüstü hal ilan edilmesinden itibaren çıkarılan KHK ile tamamıyla Devletin kurumları içerisine sızmış olan FETÖ terör örgütüyle etkili bir mücadele etmek amacına yönelik tedbirler alınmıştır. OHAL ilanı ve bu süreçte kabul edilen KHK’nın amacı, Devletin kurumlarını FETÖ terör örgütü mensuplarından arındırarak hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarını korumak olup, kararname ile halkın hak ve özgürlüklerine herhangi bir sınırlandırma getirilmemiştir. Devlet kurumlarının yapı ve işleyişi ile soruşturmalar ve devlet memurları hakkındaki düzenlemeler ise olağanüstü halin amacına ve şartlarına uygun olup devletin varlığını idame ettirmesi için gerekli düzenlemelerdir.

Kaldı ki, soruşturma evresinde yukarıda belirtilen cumhuriyet savcısı kararlarına karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmesinde herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir. Bir kısım süre uzatmalar, yetki genişletmeler soruşturmanın çok yönlü olması ve hakkında işlem yapılan tarafların oldukça fazla olmasından kaynaklı olup olağanüstü hal şartlarında makuldür.

Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel ilkeleridir. Darbe amaçlı terörist kalkışmayla dahi Türk Hükümeti hukukun üstünlüğü esas alınarak mücadele etmektedir.