Türkiye Cumhuriyeti

Tokyo Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

667 Sayili Olağanüstü Hal Kapsaminda Alinan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname İle İlgili Bilgi Notu , 27.07.2016

1. Genel Olarak

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), cebir, şiddet ve diğer yasal olmayan yöntemleri de kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmak veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemek, Devlet otoritesini baskı altına almak, zaafa uğratmak, yönlendirmek, alternatif bir otorite ortaya çıkarmak ve neticede devlet otoritesini ele geçirmek amaçlarıyla hareket eden, Fetullah Gülen tarafından kurulmuş bir terör örgütüdür.

FETÖ amaçları doğrultusunda, başta adli kurumlar, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatı olmak üzere çeşitli kamu kurumlarında hücreler şeklinde yapılanarak faaliyet göstermektedir.

FETÖ bugüne kadar, çok sayıda legal görünümlü illegal faaliyet gerçekleştirmiştir. Bu çerçevede örgüt tarafından gerçekleştirilen birçok eylem arasında özellikle; Ülkemizin Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve hükümet üyeleri başta olmak üzere iktidar ve muhalefet partilerinden politikacıların, işadamlarının ve üst düzey bürokratların iletişimlerini kayıt ederek örgütün amaçları doğrultusunda kullanmak; kamu kurumları tarafından yapılan seçme sınavlarını manipüle etmek suretiyle örgüt üyelerini kamu kurumlarına yerleşmesini sağlamak ve tutuklu örgüt üyelerinin serbest bırakılması için o sırada yetkisi bulunmayan diğer örgüt üyesi hâkimler tarafından tahliye kararları vermek sayılabilir.

15.07.2016 tarihinde de, FETÖ, silahlı kuvvetler içerisinde yer alan asker üyeleri öncülüğünde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratik yollar ile seçilmiş hükümetini ortadan kaldırmak amacıyla terörist bir kalkışmada bulunmuştur. Engellenen bu terörist kalkışma FETÖ'nün arz ettiği tehlikeyi gösteren en önemli eylemidir.

FETÖ üyeleri komutanlarına ihanet ederek ele geçirdikleri savaş uçakları ve helikopterleri ile tankları kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini, Cumhurbaşkanlığını ve kamu kurumlarını bombalamışlar, protesto amacıyla sokaklara çıkan sivil vatandaşlara da ateş etmişler, üzerlerine tanklarla yürüyerek tank paletleri altında ezilmelerine sebep olmuşlardır.

Bu kalkışmayı sivil vatandaşlar, vatanperver polisi ve askeri ile birlikte önlemişlerdir. Türk milleti, sokaklara dökülüp darbeye karşı direnişini sürdürerek tarihi bir dayanışma örneği sergilemiştir. Vatandaşlar tankların önünde cesurca durmuşlar ve demokratik düzeni savunmuşlardır.

Teröristler, devlet televizyonunu (TRT) ele geçirerek ve özel medya kuruluşlarına baskın düzenleyerek mesajlarını yayınlamaya çalışmışlardır. Ancak, darbecilerin medyayı kontrol altına alma girişimleri başarısız olmuştur. Darbe girişiminin bertaraf edilmesinde Türk medyası da önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca darbeciler uydu kontrol merkezine saldırı yaparak televizyon yayınlarını kesmek istemişlerdir.

Bu süreçte, tüm siyasi partiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve halk, demokrasiyi, demokratik siyaseti, demokratik kurumları ve Anayasa’yı kararlı bir şekilde desteklemişlerdir.

Söz konusu darbe amaçlı terör eylemi üzerine başlatılan soruşturmalar kapsamında, düzenlenen operasyonlarda şu ana kadar FETÖ üyesi 10.000’den fazla kişi gözaltına alınmıştır. Operasyonlar halen devam etmektedir. Yürütülen soruşturmalar kapsamında ifadesi alınan bazı örgüt mensupları söz konusu terörist eylemin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğini itiraf etmişlerdir (*1). Olay gecesi Genel Kurmay Başkanı rehin alınmış ve terör örgütünün başı olan Fetullah Gülen ile görüştürülmek istenmiştir (*2).

(*1) http://www.hurriyet.com.tr/ve-orgeneral-akarin-yaveri-40155…;http://theturkishsun.com/aide-to-chief-of-general-staff-co…/ ;http://www.turkishny.com/…/213980-turkeys-chief-of-staffs-a…

(*2) http://www.ahaber.com.tr/…/erdogan-acikladi-darbecilerden-a…

Maalesef, terör eylemi nedeniyle 2.500’den fazla vatandaşımız yaralanmış, aralarında Cumhurbaşkanımızın çok yakın mesai arkadaşları ve akrabalarının da bulunduğu 246 vatandaşımız ve güvenlik görevlimiz ise şehit olmuştur.

Söz konusu darbe amaçlı terör eylemi her ne kadar silahlı kuvvetler bünyesinde bulunan FETÖ üyeleri öncülüğünde yapılmışsa da, örgütün devlet bürokrasisi içerisinde yer alan diğer üyelerinin de teşebbüse bir şekilde destek verdikleri yönünde kuvvetli şüphe bulunmakta olup, ayrıca halen yeni bir darbe girişiminde bulunma ihtimali devam etmektedir.

Bu nedenle Milli Güvenlik Kurulunun tavsiye kararı doğrultusunda darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi ve ülkemizde demokrasiye, hukuk devletine, vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerine yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmak için gereken adımları en etkin ve hızlı şekilde atabilmek amacıyla Bakanlar Kurulu kararıyla 21.07.2016 günü saat 01.00'dan itibaren geçerli olmak üzere ülkemizin tamamında Anayasa'nın 120. maddesi uyarınca 3 ay süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl ilanının amacı özgürlüklere müdahale olmayıp, hükümetin hızlı karar almasını temin etmeye dönüktür.

2. 667 SAYILI KHK İLE YAPILAN DÜZENLEMELER

Amaç:

667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK veya Kararname) amaç ve kapsamı darbe teşebbüsü ve terörle mücadele kapsamında alınması gereken zorunlu tedbirlerle sınırlandırılmış olup, uygulaması OHAL süresi ile sınırlıdır.

Özel Kurum ve Teşebbüslere İlişkin Tedbirler:

Milli Güvenliğe tehdit oluşturan FETÖ’ye ait olduğu tespit edilen ve örgüte üye kazandırılması ve örgütün finansmanında özel bir öneme sahip olan ve örgütün terörist faaliyetlerinin yürütüldüğü sağlık kurumu, okul, öğrenci yurdu, vakıf, dernek, üniversite ve sendika gibi özel kurum ve teşebbüsler kapatılmıştır. Kapatılan özel kurum ve teşebbüslerin malvarlıklarının ilgisine göre Hazine ya da Vakıflar Genel Müdürlüğüne devri hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm, terör örgütü faaliyetinde kullanılan ve bu faaliyetler çerçevesinde elde edilen malvarlığına el konularak terör örgütünün finansmanının önlenmesi amacıyla konulmuştur. Aynı gerekçeyle bu kapsamdaki kişiler ile yapılan kira sözleşmeleri ile intifa ve irtifak hakları da iptal edilebilecektir.

KHK ile kapatılan yükseköğretim kurumundaki öğrencilerin başka bir devlet veya vakıf üniversitesinde öğrenimlerine aynı şartlarda devam edeceği hüküm altına alınmış, böylelikle öğrencilerin eğitim hakları (AİHS 1 No’lu Ek Pro. 2. Mad.) korunmuştur. Kapatılan ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki öğrenciler ise diğer özel okullarda veya devlet okullarında eğitimlerine devam edebileceklerdir.

Kamu Görevlilerine İlişkin Tedbirler:

FETÖ kamu kurumlarında hücreler şeklinde yapılanarak bürokrasiyi ve Devletin yönetimini ele geçirmek amacıyla faaliyet gösterdiğinden, kamunun bu terör örgütü üyelerinden seri bir şekilde arındırılabilmesi amacıyla bazı tedbirlerin alınması gerekmiştir.

Bu kapsamda Kararnamede, terör örgütleriyle mensubiyeti ve ilişiği olduğu değerlendirilen kamu personelinin görevlerine son verilmesi düzenlenmiştir. Bu hükme göre her kamu kurum ve kuruluşu kendi üst organlarında var olan veya oluşturulacak kurullar aracılığıyla terör örgütleriyle bağlantısı değerlendirilen personelin ilişiğinin kesileceği düzenlenmiştir.

Ayrıca KHK ile hakkında idari veya adli soruşturma yapılanlar ile kovuşturmaya konu olan kişilerin pasaportları soruşturmaların selameti ve kaçmalarının önlenmesi açısından tedbiren iptal edilecektir.

Yine aynı şekilde terör örgütleriyle mensubiyeti ve ilişiği olduğu değerlendirilen yargı mensupları hakkında da ilgisine göre Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, Danıştay Başkanlık Kurulu ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca meslekten çıkarılmalarına karar verilecektir. Görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve hususi damgalı pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir.

Bu KHK kapsamında terörle mücadelenin sekteye uğramaması açısından yürütmenin durdurulması kararı OHAL süresince verilemeyecektir. Buna karşın yapılan her türlü iş ve işlem aleyhine yetkili ve görevli mahkemelerde dava açılması mümkün olup, ayrıca OHAL süresi bitiminde şartları varsa yürütmenin durdurulması kararı verilebilecektir. Dolayısıyla KHK uyarınca yapılacak tüm iş ve işlemler aleyhine yargı yolu açıktır. Bu anlamda etkili iç hukuk yolu (AİHS m.13) mevcuttur.

Soruşturma ve Yargılamalara İlişkin Tedbirler:

Terör amaçlı darbe teşebbüsüne katılan ve suç örgütüne üye olanların sayıca çokluğu göz önüne alınarak KHK ile gözaltı süresi azami olarak 30 güne çıkarılmıştır. Ancak bu süre içerisinde Ceza Muhakemeleri Kanununda yer alan gözaltı kararına itiraz usulü uygulanabileceği gibi gözaltı süresince gözaltındakiler her zaman salıverilmesini talep edebilecektir.

Buna karşın Cumhuriyet savcısı, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirilmesi, bunlara emir ve talimat verilmesi veya yorumlarıyla gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletilmesi ihtimalinin varlığı halinde, tutuklu ile müdafi arasındaki görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, tutuklu ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli hazır bulundurulabilir, tutuklunun avukatına veya avukatın tutukluya verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir. Bu karar ve işlemlere karşı itiraz mümkündür.

Öte yandan tutukluluk halinin değerlendirilmesine ilişkin mahkemelerce yapılacak incelemeler esnasında duruşma açılması yahut sanık, şüpheli veya müdafi görüşünün alınması yönünden herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir. Bu hususta takdir ilgili hâkim veya mahkemeye aittir.

Bunlara ilaveten, Bu KHK kapsamında yapılan işlemlere karşı Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel başvurularda herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir.

Değerlendirme:

Yukarıda kısaca açıklanan tedbirlerden açıkça görülmektedir ki, olağanüstü hal ilan edilmesinden itibaren çıkarılan ilk KHK ile tamamıyla Devletin kurumları içerisine sızmış olan FETÖ terör örgütüyle etkili bir mücadele etmek amacına yönelik tedbirler alınmıştır. OHAL ilanı ve bu süreçte kabul edilen KHK’nın amacı, Devletin kurumlarını FETÖ terör örgütü mensuplarından arındırarak hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarını korumak olup, kararname ile kişilerin hak ve özgürlüklerine herhangi bir sınırlandırma getirilmemiştir.

Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel ilkeleridir. Darbe amaçlı terörist kalkışmayla dahi Türk Hükümeti hukukun üstünlüğü esas alınarak mücadele etmektedir.