Türkiye Cumhuriyeti

Tokyo Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

Hava Sahamizi İhlal Eden Uçağin Düşürülmesi , 26.11.2015

25 Kasım 2015

HAVA SAHAMIZI İHLAL EDEN UÇAĞIN DÜŞÜRÜLMESİ

Milliyeti tespit edilemeyen iki adet SU-24 tipi uçağın 24 Kasım 2015 Salı sabahı Yayladağı/Hatay bölgesinde sınırımıza çok yakın mesafede uçtukları radarlarımızca tespit edilmiştir.

Bunun üzerine uçaklar, askeri makamlarımızca 5 dakika boyunca 10 kez Türk hava sahasına çok  yaklaştıkları   belirtilerek, sınır ihlali yapmamaları için ikaz edilmiştir.

Buna rağmen her iki uçak, Yayladağı bölgesinde saat 09.24′den itibaren doğu-batı istikametinde hava sahamızı ihlal etmiştir.

İhlali yapan ilk uçak hava sahamız dışına çıkmış; ihlali sürdüren ikinci uçağa, bölgede hava devriye görevi yapan F-16 savaş uçaklarımız tarafından Türk hava sahası içindeyken ateş açılmıştır. İsabet alan uçak Suriye topraklarına düşmüştür. Vurulan uçağın bazı parçaları Türkiye sınırları içine düşmüş ve bunun sonucunda iki vatandaşımız yaralanmıştır.

Düşürülen uçağın Rusya Federasyonu’na ait olduğu, Rus makamlarınca bilahare yapılan açıklamalardan anlaşılmıştır.

Bu bağlamda, düşen uçağa, Türk hava sahasını ihlal halindeyken ateş açıldığının özellikle altını çizmek gerekmektedir.

Suriye hava sahasından ülkemiz hava sahasına giriş yaparak ihlalde bulunacak hava araçlarına yönelik angajman kurallarımız ilgili bütün taraflara açık bir şekilde zamanında defalarca izah edilmiştir.

3 ve 4 Ekim 2015 tarihlerinde hava sahamızın Rusya Federasyonu’na ait uçaklarca ihlal edilmesinin ardından, angajman kurallarımız, Ankara'da ve Moskova'da Rus makamlarına en üst düzey dahil, muhtelif seviyelerde ve müteaddit kereler bütün açıklığıyla izah edilmiş ve uyarılarda bulunulmuştur. Bu kapsamda Dışişleri Bakanlığımıza davet edilen Rusya Federasyonu Büyükelçisine, pilotlarımızın Suriye’den gelerek hava sahamızı ihlal eden askeri hava araçlarını milliyeti ne olursa olsun vurma yolunda daimi talimatları olduğu,  bu tür ihlallerin tekrarı halinde yaşanabilecek hadiseler konusunda sorumluluğun tamamen Rus tarafında olacağı net olarak ifade edilmiş, yeni ihlaller yapılmaması beklentimiz önemle vurgulanmıştır.

Angajman kurallarımız Rusya Federasyonu makamlarınca bilindiği halde, bu son hadisede, radarımız tarafından defalarca yapılan ikazlar ihlalde bulunan  uçaklar tarafından dikkate alınmamıştır.

Neticede,  hava sahası ihlalini sürdüren ve o vakit milliyeti tespit edilmesi mümkün olmayan uçak bir tehdit olarak algılanmış ve yürürlükteki angajman kurallarımız uygulanmıştır.

Bu, hiçbir şekilde meydana gelmesini arzu etmediğimiz bir olaydır. Bu olaydan üzüntü duyuyoruz.

Rus tarafına, böyle bir noktaya gelinmesinden mutlak surette kaçınılması gerektiğini defalarca söylediğimizi, bu hususta gerekli izahat ve uyarıları kapsamlı, açık ve samimi bir şekilde tekrar tekrar yapmış olduğumuzu vurgulamak isteriz. Bu itibarla, yaşanan üzücü hadisenin sorumluluğu hiçbir şekilde ülkemize ait değildir.

Rusya Federasyonu’na ait olduğu bilahare Rus makamlarınca yapılan açıklamalardan anlaşılan uçağın hava sahamızı ihlal etmesi nedeniyle düşürülmesi akabinde, durum bir mektupla BM Genel Sekreteri'ne ve Güvenlik Konseyi üyelerine duyurulmuştur. Eşzamanlı olarak, BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyelerinin Ankara’daki Büyükelçilikleri Dışişleri Bakanlığımıza ayrı ayrı davet edilmiş ve bilgilendirilmiştir.

İhlal edilen egemen Türk hava sahası, aynı zamanda NATO hava sahasıdır. Bu itibarla, talebimiz doğrultusunda, NATO Genel Sekreteri tarafından 24 Kasım 2015 akşamı düzenlenen olağanüstü NATO Konseyi toplantısında, Müttefiklerimizi bilgilendirdik. Müttefiklerimiz ülkemizle güçlü dayanışma beyanlarında bulunmuşlardır.

NATO Genel Sekreteri, toplantı hitamında basına verdiği beyanatta, Rusya Federasyonu'nun NATO sınırları yakınlarındaki askeri eylemlerinin inikâslarından duyduğu kaygıyı daha evvel ifade etmiş olduğunu hatırlatarak, meydana gelen hadisenin, bu gibi durumlardan kaçınmak için yapılan düzenlemelerin ve bunlara saygı göstermenin önemini ortaya koyduğunu; müteaddit defalar ifade edildiği üzere, NATO’nun Türkiye’yle dayanışma içinde olduğunu ve bir Müttefik olan ülkemizin toprak bütünlüğünü desteklediğini belirtmiştir.

NATO Genel Sekreteri ayrıca, pekçok Müttefikten hadise günü alınan bilgiler ve değerlendirmelerin de, Türkiye tarafından iletilen bilgilerle uyumlu olduğunu vurgulamıştır.

Sayın Cumhurbaşkanımız ABD’li ve Fransız mevkidaşlarıyla, Sayın Başbakanımız İngiliz, İtalyan ve İspanyol mevkidaşlarıyla temaslarda bulunmuşlar ve hadise hakkında bilgi vermişlerdir.

Bu hadiseyi tırmandırma gibi bir niyetimiz bulunmamaktadır. Bununla birlikte, ülkemizin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı tehditlere müsamaha göstermemiz de beklenemez.

Biz Suriye krizini de, yaşanan son olayı da Türkiye-Rusya krizi olarak görmüyoruz. Bu hadisede, ihlalin öncesinde ve sırasında yapılan müteaddit ikazlara rağmen sınırımızı ihlal eden, o vakit milliyeti belirsiz bir hava aracı angajman kuralları dahilinde hedef alınmıştır. Rus makamlarıyla bu konuda da, ikili ve bölgesel meseleler hakkında da, geçmişte olduğu gibi bugün de yapıcı diyaloğa açığız.

Ayrıca, Viyana Sözleşmeleri uyarınca, Rusya’daki diplomatik ve konsüler temsilciliklerimizin güvenliğinin sağlanması için Rus tarafının gerekli önlemleri almalarını bekliyoruz.

Öte yandan, düşen uçağın pilotlarından birinin sağlığının yerinde olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Diğerinin akıbeti konusundaki çabalarda Rus makamlarına elimizden gelen desteği sağlamaya hazırız.